Acı Gerçeğimiz; Polis İntiharları!

Acı Gerçeğimiz; Polis İntiharları!

Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof.Dr. Hamit Hancı’nın yayınladığı “Acı gerçeğimiz, polis intiharları” isimli raporda, Türkiye’de yaşanan polis intiharları detaylı olarak ele alındı. Türkiye’de polis intiharları, genel popülasyondan 2-3 kat daha fazla!

Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof.Dr. Hamit Hancı’nın yayınladığı “Acı gerçeğimiz, polis intiharları” isimli raporda, Türkiye’de yaşanan polis intiharları detaylı olarak ele alındı. Türkiye’de polis intiharları, genel popülasyondan 2-3 kat daha fazla! 

İntihar Bir İnsanın Ölümüyle Kalmıyor

Prof.Dr. Hamit Hancı, Prof.Dr. Hatice Demirbaş ve Dr. Dursun Ayan’ın editörlüklerini yaptığı ‘Bilim ve Kültür Aynasında İntihar’ isimli kitap, Türkiye’deki intihar kavramına ve olaylarına ışık tutuyor. Kitapta polis intiharlarının da irdeleniyor. Bu konuda bir açıklama yapan kitabın editörlerinden Prof.Dr. Hamit Hancı, şu ifadeleri kullandı, “2021 Yılında çıkarılan “Bilim ve Kültür Aynasında İntihar” kitabının editörlerinden biriydim. 35 bölümden oluşan bu kitapta belki de en dikkat çeken bölüm Psikiyatrist Prof.Dr. Görkem Karakaş Uğurlu’nun “Polis-Asker İntiharları” bölümüydü.  Ülkemizde nedense bir tabu olarak görülen bu alanla ilgili yeterli veri ve çalışmaya ulaşmak zordu. Oysaki medyada sürekli Polis/Jandarma/Asker intihar haberlerini takip ediyorduk. Kitabımızın önsözünde belirttiğimiz gibi “Bir insanın ölümüyle kalmıyor intihar, bir halk sağlığı sorunu olarak da kabul ediliyor; çok boyutlu ve sadece intihar edenin yakınlarını değil toplumun ruh sağlığı başta olmak üzere pek çok şeyi etkiliyor. İntiharın farklı boyutları var, bir iki mesleğin işi değil; psikolog, psikiyatrist veya sosyologların ilgi alanını aşmış durumda. Adli tıp uzmanları, hukukçular, edebiyatçılar, tarihçiler ve farklı sosyal bilimcileri de ilgilendiriyor; onlar da bir dizi araştırma ile anlamaya, anlatmaya gayret ediyor.” Dr.Emrah Emiral la beraber ele aldığımız  “İntiharlar Ve Adli Tıp” bölümünde  “İntihar kelimesi Arapça kökenli bir kelime olup Türk Dil Kurumu tarafından ‘Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi’ şeklinde tanımlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 800.000’e yakın kişi intihar nedeniyle ölmektedir. İntiharlar, 2016 yılında dünya genelinde 15-29 yaş arasındaki ikinci ölüm nedenidir.2016 yılında bütün intiharların%79’u düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmiştir” demiştik

Emekli Bir Polis Çocuğu İdari Büro Personeli Murat Aslan’ın Anlatımları

Kitap yazıldı ama İntiharlar özellikle de kolluk intiharları devam etti. Bu satırları hazırlarken(15 Haziran) sadece son 6 gün içinde 5 Polis memurumuzu intihar sonucu kaybettik. Emekli bir polis çocuğu olan İdari Büro personelimiz Murat Aslan’ın yaşadıklarından  ve çalışmalarından da yararlanarak bir tarama yaptık. Kolluk kavramı çok geniş olduğu için sadece Polis üzerinde durmaya çalıştık. Öncelikle sayılara ulaşmamız gerekiyordu. Sayıştaya göre Türkiye genelinde, 2024 faaliyet yılı sonunda  Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan toplam personel sayısı 352.731. Bu sayıya emniyet hizmetleri sınıfındaki polis memurları, amirler ve diğer hizmet sınıflarında çalışan personel dahildir. emniyet teşkilatı personelinin %95,38’i emniyet hizmetleri, %4,62’si ise diğer hizmet sınıflarında istihdam edilmektedir. Sayıştay Eylül 2025 Raporu. (https://www.sayistay.gov.tr/reports/download/jkQ2aeDg70-emniyet-genel-mudurlugu) TÜİK, 2025 yılına ait “Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri” bültenini henüz yayımlamadı. Kurum, yıllık ölüm verilerini ve buna bağlı intihar rakamlarını izleyen yılın ortasında kamuoyuna duyurmakta. İlgili verilere yayınlandığında TÜİK Veri Portalı adresinden erişilebileceğiz.

Polis İntiharlarında TÜİK Verileri Ne Diyor?

En güncel resmî veriler olan 2024 yılı Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre, 2024 yılında Türkiye’de gerçekleşen intihar vakaları şu şekilde: Toplam İntihar Sayısı: 2024 yılında 4.460 kişi intihar nedeniyle yaşamını yitirdi. Kaba İntihar Hızı: Her 100 bin kişi başına düşen intihar sayısı anlamına gelen kaba intihar hızı 5,22 olarak kaydedildi. Yaşa, Cinsiyete, eğitim durumuna, ölüm nedenine ve İllere göre de dağılım yapılan resmi istatistik bültenlerinde intihar verileri mesleki dağılıma göre detaylı olarak yayınlanmamaktadır.  TÜİK, ölüm nedenleri verilerinde intiharları genel olarak hastalık, aile geçimsizliği, geçim zorluğu, ticari başarısızlık gibi temel nedenlere göre açıklamaktadır.  Sosyolojik ve psikolojik araştırmalarda, özellikle doktorlar, emniyet mensupları ve tarım işçileri gibi stres düzeyi yüksek ya da intihar araçlarına erişimi kolay olan bazı meslek gruplarında riskin daha yüksek olduğu vurgulanmaktadır. TUİK verilerine göre, Yüzbinde intihar oranı  2022 de 4,96 ; 2023 de 4,79; en son  2024 de 5,22. Bir araştırma yaparken https://emniyetintiharaniti.org/ isimli bir siteyle karşılaştık. “Emniyet Teşkilatında gerçekleşen intiharlar için dijital anıt.” Kendilerini şöyle tanıtıyorlar “Emniyet İntihar Anıtı, “Emniyet Teşkilatında gerçekleşen intiharlar için dijital anıt” fikriyle yaşamına son veren emniyet mensuplarının anısını yaşatmak, onların birer sayıdan ibaret olmadığını vurgulamak ve bu acı soruna dikkat çekmek amacıyla gönüllüler tarafından hayata geçirilmiştir.” Ana Hedefleri: İntihar fikrine sahip kişileri doğru kaynaklara ve uzman yardımına yönlendirerek bu trajedilerin önünü almak.

Polis İntiharları…Kendi İçine Kapalı Meslek Grubu 

Bu siteye göre 2025 yılında 82 çalışan Emniyet Personeli İntihar etmiş. 2026 yılında şimdiye kadar Toplam İntihar Sayısı ise: 41 imiş (3 ü emekli). 2026 yılında çalışan emniyet mensubu intihar sayısı: 38 ve  Her [4.34] günde [1] çalışan emniyet mensubu intihar ediyor. Şimdi kaba bir hesaplama yapalım. 2024 de TUİK e göre genel nüfusta Yüzbinde intihar oranı 5,22 idi. https://emniyetintiharaniti.org isimli Sitede 2024 verileri yok.  Ama 2025 de intihar sayısı  82 deniliyor.  Sayıştay raporuna göre EGM de 352.731 personel var. Bu da yüzbinde  yaklaşık 25 e denk geliyor. Bu genel nüfusu göre yüksek bir oran (Yaklaşık 5 Misli) İşte Tabu’nun sebebi. Prof.Dr.Görkem Karakaş Uğurlu’nun da belirttiği gibi; Türkiye ve Dünya genelinde polislik ve askerlik tehlikeli meslekler. Polislerde intihar oranları genel popülasyondan 2-3 kat daha yüksek ve 3 kat daha fazla ölümle sonuçlanıyor. ABD de Bu sayı, görevi başında vurularak ölen polis sayısına yakın (Amerika’da yılda 300 ölüm). 1985-2007 yılları arasında New York’ta 36 polis vazife başında öldürülmüş, aynı dönemde ise 87 polis intihar etmiş.”

Artık Başımızı Topraktan Kaldırma Zamanı…

Görkem hoca da polislerde intihar oranını yüzbinde 19 olarak tahmin etmekte. Yine Uğurlu’ya göre ;  “İnsanı biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden en çok zorlayan meslekler arasında polislik ve askerlik meslekleri ilk sıralarda yer alır. Polis ve askerlik “kutsal” kabul edilen nadir mesleklerdendir. Kutsallığı muhtemelen koruma niteliğinden gelmektedir. Kutsallık, başka birinin ya da tanımadığı insanların canını, malını ve değer verdikleri diğer şeyleri ve ülkesini kendi canı ve değer verdikleri pahasına korumayı gerektirmektedir.  Polis ve askerlik, özveri gerektiren, zor şartlarda sürdürülen, risklerin yüksek olduğu ve travmaların olası mağduru ya da tanığı olma potansiyeli yüksek ve  kendi içinde ya da içine kapalı meslek gruplarıdır.  İntihar için hiçbir zaman tek başına bir etkenin söz konusu olamayacağını, intiharın yukarıda belirtildiği gibi multifaktöriyel (çok etkenli) bir sonuç olduğunu akılda tutmakla beraber polis ve askerlik mesleklerinin intihar için bazı riskler taşıdığını da söylemek gerekir. 

Polis ve askerlerde intihar vakaları öncesinde sıklıkla yavaş ilerleyen, gerginliği giderek arttıran psikososyal stresör aniden hızlanır ve bir intihar krizi ortaya çıkar. Genellikle bu sürecin daha önce de tekrarlamış olduğu görülür. Ancak polis ve askerlerde intihar, çoğu insanda olduğu gibi bir psikososyal stres sonrasında aniden ve dürtüsel olarak da ortaya çıkabilir. Bu nedenle intihar riski artmış polis ya da askerlerin geri dönüşü olmayan noktadan önce tanınması ve gerekli önlemlerin alınması hayati öneme sahiptir”.  Evet! Artık başımızı topraktan kaldırma zamanı. Son günlerdeki intiharlar bu durumun münferit olmaktan çıktığının ve acil önlem alınması gereken toplumsal/kurumsal bir yara haline geldiğinin bir  göstergesi.

​Güvenliğimizi emanet ettiğimiz, gece gündüz demeden fedakarca görev yapan polislerimizin ruh sağlığı, çalışma huzuru ve yaşam hakları en az korudukları canlar kadar kutsal.  ​Bu trajedilerin önüne geçilebilmesi için devlet düzeyinde bazı değişikliklerin yapılması artık bir zorunluluk.

​Öncelikle çalışma şartlarının iyileştirilmelidir. Kronikleşen uzun çalışma saatleri, belirsiz mesai kavramları ve ağır nöbet sistemleri polis memurları üzerinde ciddi bir tükenmişliğe yol açmaktadır. 

Polis Destek Mekanizmaları Güçlendirilmeli

​Psikolojik Destek Mekanizmaları Güçlendirilmelidir. Emniyet teşkilatı bünyesindeki psikolojik danışmanlık hizmetleri, personelin mesleki itibar kaybı korkusu yaşamadan, tamamen bağımsız ve gizlilik esasına dayalı olarak erişebileceği bir yapıya kavuşturulmalıdır. ​Mobbing ile Mücadele son derece önemlidir. Kurum içi hiyerarşide mobbing, baskı ve keyfi uygulamalara karşı kesin bir “sıfır tolerans” politikası izlenmeli; personelin haklarını koruyan denetim mekanizmaları işletilmelidir. Yükseltmeler ve görevlendirmeler Liyakata göre gerçekleştirilmelidir. ​Polislerin ekonomik kaygılardan uzak, ailelerine ve sosyal yaşamlarına yeterli zaman ayırabilecekleri bir yaşam standardına kavuşmaları sağlanmalıdır. Hayatının baharında, devletine ve halkına hizmet etmek amacıyla bu onurlu mesleği seçen gençlerin sistemin getirdiği ağır yükler altında ezilerek aramızdan ayrılması son derece acıdır. Her bir kayıp, sadece birer isimden ibaret değil; birer can, birer evlat, birer anne, baba ve eştir. Bu tablo derinlemesine analiz edilmeli, konunun kök nedenleri araştırılmalı ve acil eylem planları devreye sokulmalıdır Unutmayalım ki, Halkın Güvenliği, Polisin Huzuru ve Yaşam Hakkı’ ile Bağlantılıdır! (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

 

BSH

HABERE YORUM KAT

UYARI: Sizlerin seslerinizi duyurabilmek için yorum yapmayı ihmal etmeyin. Dikkat çeken yorumları sizlerin sesinizi duyurmak için haberleştiriyoruz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.