Demircan’dan Kpdk Tepkisi!

Demircan’dan Kpdk Tepkisi!

Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, kısa adı KPDK olan Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısı hakkında açıklama yaptı.

Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, kısa adı KPDK olan Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısı hakkında açıklama yaptı. 

Bu toplantının Türkçe meali “Kamu Personeli Danışma Kurulu kısa ismi (KPDK) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı başkanlığında; kamu kurum temsilcileri ile en çok üyeye sahip sendika/konfederasyonların katılımıyla, kamu personel mevzuatı, idari uygulamalar ve çalışma şartlarına yönelik konuların istişare edildiği, yılda iki kez (Mart-Kasım) toplanan bir sosyal diyalog mekanizmasıdır.” Bunu bu kadar allayıp, pullamanın alemi nedir.

Toplu sözleşme masasında görüşülen karara bağlanamayan, bu süreçten önce ve sonra havada kalan konuların istişare edildiği bir toplantı neredeyse tellak eliyle duyuruluyor sonra alt alta maddeler sıralanıyor ve aynı yıl içerisinde yapılacak ikinci toplantı tarihine kadar tozlu raflara kaldırılıyor.

Bir düzmecedir gidiyor. Binlerce taleple toplu sözleşme masasına oturuyorlar, birisi masayı bir tarafa çekiyor diğeri başka tarafa çekiyor sonra binlerce talepten elle tutulur tek bir kazanım elde edemedikleri gibi faturayı da hakem heyetine kesiyorlar, aradan üç beş ay geçiyor başlıyorlar algı oluşturmaya.

“……..KPDK toplanıyor, öncelikli taleplerimiz, KPDK toplandı, yalandan bir basın açıklaması” ne talepler gerçekleşiyor, ne beklentiler karşılık buluyor zaten bunun gerçekleşmeyeceğini kendileri de biliyor.

Kendi beceriksizliklerinin faturasını, önce kamu görevlilerine ve emeklilerine kesen bu sendika temsilcilerinin ağzından bir kez “biz bu işi yapamıyoruz” dediklerini duyduk mu, tabi ki hayır. Onlara göre sistem arızalı, hakem heyeti taraf, yasa güdük, mutabakat metinleri sakat falan filan. Bugün halen kamuda mülakat kaldırılmadıysa, çok çeşitli istihdam modelleri varsa, mali ve sosyal hak kayıpları tavan yapmış açlık ve yoksulluk sınırı arasında ücret alınıyorsa, emekli seyyanen zammı alamadıysa, 1. Dereceye 3600 ek gösterge hayata geçmemişse, periyodik olarak görevde yükselme unvan değişikliği sınavları yapılmıyorsa ve yapılanlarında sonuç süresi neredeyse iki yılı buluyorsa, disiplin affı hayat bulmadığı gibi ilave 1 derece verilmediyse, akademik personelin kariyerinin karşılığı yoksa, mühendislik meslek kanunu çıkarılmadıysa, bayram ikramiyesi verilmiyor, gelir vergisi % 15’e sabitlenmiyorsa ve her yıl ellerinde dilekçe örneği  ile YHS GİH’e geçireceğiz vaadi ile insanları sendikalarına üye yapıyorlarsa bunun sorumlusu ne kanundur, ne toplu sözleşmedir, ne hakem heyetidir, ne iktidardır. Bunun çözümü KPDK da değildir. Bu sorunlar sizin yetkili olduğunuz sürece asla çözüme kavuşmayacaktır. Memur ve emeklinin içinde bulunduğu durumun yegane sorumlusu gırtlağa kadar siyasete batmış sendika ve temsilcileridir. Söylemde de eylemde de samimi değilsiniz, idarelerle iş tutup müdür başhekim başhemşire odalarında sendikalarınıza üye yapıyorsunuz. Sizin temel felsefeniz üye sayısını artırmak idarecinin temel felsefesinde de bir dönem daha sözleşme imzalamak olduğu sürece kamu görevlileri açlık ve yoksulluk sınırında emekliler ise açlık sınırının altında ücret almaya devam edeceklerdir. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

 

 

BSH

HABERE YORUM KAT

UYARI: Sizlerin seslerinizi duyurabilmek için yorum yapmayı ihmal etmeyin. Dikkat çeken yorumları sizlerin sesinizi duyurmak için haberleştiriyoruz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.